Kayıtlar

Deneyimsel Tasarım Öğretisi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

YAZ TATİLİ

Resim
Tatil…  Bir yıl boyunca çalışıp yorulanların iple çektiği ya da yoğun süreçleri olanın "Biraz da dinlenelim, tatili hak ettik" diyerek hayaller kurduğu zamanlar. Herkesin de isteğidir aslında güzel bir tatil yapıp senenin yorgunluğunu atmak.  İyi bir otelde hazır açık büfe kahvaltı yapıp sonrasında havuza girip biraz serinlemek...  Havuz sonrası soğuk içecekler ya da çeşitli meyveler olmazsa olmazdır.  Şezlonga uzanıp gözlüğü takıp güzelce uzanıp belki biraz hayal kurmak, biraz da uyumak.  Sonrasında akşam yemeği saati... Bin bir çeşit yemek menüsü seç seçebilirsen. Sütlü tatlısı ayrı, şerbetli tatlısı ayrı, meyvesi ayrı… Adeta bir görsel şölen vardır ve hepsinden alası gelir insanın.   Sonrasında bir akşam kahvesi içilir üstüne. Aktivite programlarına gidenler gider, gitmeyenler ellerinde çay kahveleri havuz kenarında otururlar.  Bir gün böylece biter ve yarın tekrar kahvaltı, havuz, akşam yemeği, aktiviteler şeklinde geçer gider.  Peki, ins...

BAŞ HARFİ YETİŞTİREN

Resim
Üşüdüğünde… Hırka mıydı ısıtan insanı? Yoksa hırkayı ören mi? Güneş sadece ısıtmak için mi kendini gösterirdi?  Yoksa onun tebessüm ettiği her an mı… Yağmur, yalnız sonbaharda mı yağardı?  Yoksa gök hüzünlendiğinde mi kararırdı… Sahi, insanın mevsimlerini kim belirliyordu?  Yazı yaz yapan O’ydu. Kışı da güzelleştiren O'ydu.  O… İnsanı büyüten, yetiştiren Ağladığında değil ağlamadan önce sarılan… Yalnız tebessüm ettiğinde değil, huysuz olduğunda da başını okşayan… Evvelinde ve ahirinde olan. Büyümüş olanı, çocukluğun masumluğuna çeviren… Bebek olanı büyüten, Seni ileri taşıyan. Gözünün yaşı sevilesi… Gülümsemeler resmedilmiş, Varlığıyla tüm bahçe çiçeklenmiş, Yokluğunda dahi varmış gibi… Kimine mavi kimine yeşil… Herkese yakışanı kıvamında veren. İkramları doğuracak olan Yokluğu bile ikram olan. O… İyi ki… & Deneyimsel Tasarım Öğretisi   insanın  mutlu, başarılı  olması ve   doyumlu ilişkiler  yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ...

BİR ÇOCUĞUM AMA NEREDE?

Resim
    Henüz anne karnında hazırlanırken hayata, Dışarıdan gelen çığlıklarla, Ağlamalar, patlamalar, uğultularla, Gözlerimi açarım bir hastane odasında. Doğar doğmaz; yetim kalan, öksüz kalan, Aç kalan, açıkta kalan, Sokakta yaşamaya çalışan bir çocuğum burada… Bir babanın bulduğu otları getirdiği, annenin onları pişirip aş yaptığı, Karın doyurma mücadelesi, hayatta kalabilme mücadelesi vermeye çalışan bir çocuğum ben burada… Her çocuk oyun oynarken, uçurtmasını uçururken, Çocukça gülüp oynayıp hayat dolu yaşamına devam ederken, Çocukluğunu yaşayamadan büyüyen çocuklarız biz burada… Vatan nedir öğrenen, toprak nedir öğrenen, topraklarımızda kalabilmek adına savunmanın ne olduğunu öğrenen çocuklarız biz. Herkesin evladı çikolata, şeker yerken, Yediğimiz otlar şeker olan, yediklerimizin bir anlamı olmadığını öğrenen çocuklarız biz. Mesele karın doyurmak ise otlarla da doyarmış insanoğlu… Etin sütün bir anlam ifade etmediğini öğrenen çocuklarız biz. ...

GÖZ GÖRÜR, KULAK İŞİTİR, PEKİ KALP HİSSETMEZ Mİ?

Resim
  Göz görür, kulak işitir, kalp hissederdi… Kalbin hissetmesi başkaydı çünkü… Yeryüzünde ne güzellikler görüp, ne güzel şeyler işitiriz, kalbimizdeki hislere açılan kapıdır belki de duyularımız… Sevdiklerimizi gördüğümüzde gözümüz canlanır, yüzümüz güler,  Onların sesini duyduğumuzda yine yüzümüz güler ve hepsini kalbimizde hissederiz aslına… Yani duyularımız kalbe giden bir algı sistemi olduğu gibi kalpten çıkanlar için de bir aktarım sistemi gibi… Kalbin dışarıya açılan kapısı… Tabi bu duyular hep güzellikleri değil acıları da algılar… Kalp ne yapar o zaman? Nasıl hisseder? Neyi gördük nelere nasıl katlandık?  Göz görür gönül katlanır derler ya hani… Bazen gönül hisseder ama katlanır o acıya ve yansıtmaz dışarıya… Peki dayanılmaz acıları algıladığında bu gözler, bu kulaklar… Kalbe inmez miydi hiç o acılar? Bir avuç insan bütün dünya ile baş etmeye çalışırken,  Biz gözümüzle, kulağımızla buna şahit olurken kalbimizle hissedebildik mi?  Bir anne yavrusunu feryat...

KOLSUZ BEBEK AYŞE

Resim
Meslek Lisesi son sınıfı öğrencisiydi Merve. Liseyi bitirmeye adım adım ilerliyordu. Okullarında bitirme projeleri gündem olmaya başlamıştı bile. Öğretmenleri bu yıl dünyada yaşanan problemler üzerine bir tasarım projesi hazırlamalarını istemişti öğrencilerden. Sadece tasarlamakla da bitmeyecekti süreç, tasarımın hikayesini yazmalarını ve bir poster olarak da sunulmasını istemişlerdi.  Merve projeden çok etkilenmişti. Ne yapacaktı, hangi problemi ele alacaktı, bunu oyuncağa nasıl dönüştürecekti, bir türlü tam netleşemiyordu. Zihninde türlü türlü problemleri düşünürken eve varmıştı bile.  İçeriye girdiğinde babası her zamanki gibi televizyonun başında, annesi ise mutfakta yemek hazırlıkları ile meşguldü. O sırada küçük kardeşi Nisa’nın elindeki kolsuz bebeğe gözü takıldı ve yanına yaklaşıp: “Canım benim, ne oynuyorsun bebeğinin ismi ne?  Nisa: “Doktorculuk oynuyorum, ismi de Ayşe Bebek, kolsuz bebek Ayşe.”  Merve: “Ne olmuş peki koluna?”  Nisa: “Ben çıkardım kolu...

KAHRAMANLIĞIN DEĞİŞMEYEN 4 ÖLÇÜSÜ

Resim
Her sahnenin bir rolü her rolün bir bedeli vardır...  Kahramanlık Rolünün Değişmeyen Ölçüleri Onların yola çıkmaları için pelerine ihtiyaçları yoktur… Eyleme geçecek “Yürekleri” vardır. Onların anlatacak “Süslü masallara” ihtiyaçları yoktur… “Işıldayan gözleri” vardır. Onların kalabalık orduları yoktur… “Sağlam yoldaşları” vardır. Onlar “Basit” olana hürmet edebilenlerdir. İşte Onlar  “ Küçük” taşların büyük taşları devireceğine iman etmiş olanlardır.    & Deneyimsel Tasarım Öğretisi   insanın  mutlu, başarılı  olması ve   doyumlu ilişkiler  yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar.  & " Sıradan bedellerle neden sıradışı bir hayatın olsun ki " YAHYA HAMURCU &   KİM KİMDİR İLİŞKİLERDE USTALIK BAŞARI PSİKOLOJİSİ

KURBAN DEDİĞİN

Resim
  O zaman geldi... Kurban bayramı zamanı... Sahi nedir bu zamanı kıymetli kılan? Geceleri ikramlık hazırlama telaşıyla uykusuz kalmak mıdır... Her yerin et koktuğu bir zaman diliminden ibaret midir... Temizlenen evi kirlettiler diye evi temiz tutma telaşıyla çocuklara kızmak mıdır... Ya da bilenmeyen bıçaklar için çıkan kavgayla günleri küs geçirmek midir... Önce benim aileme gidelim diye başlayan tartışmalar mıdır... Yoksa kurban... Önem verdiklerini en sevdiğin için feda etmek midir... Ayrılmak zannederken kavuşmak mıdır... Kaybediş gibi görünen o anda verilen müjdenin sevinci midir... İnsanın "Artık buraya kadar" dediği yerde buradan sonrası için şükretmesi midir... O zaman verilen müjde ile sevinme zamanı... Bayramınız bayram olsun...   & Deneyimsel Tasarım Öğretisi   insanın  mutlu, başarılı  olması ve   doyumlu ilişkiler  yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar.  & " Her düşmüşün asıl sorusudur......

GERÇEK BAYRAM NEYDİ?

Resim
Meryem ve Hülya ilkokul ikinci sınıfa giden iki arkadaştı. Birbirlerini çok severlerdi. Sınıfta beraber otururlar, birlikte vakit geçirmekten keyif alırlardı. Ev hayatları ise birbirlerinden çok farklıydı.  Meryem kalabalık bir ailede bahçeli bir evde yaşıyordu. Sıcak bir mahalle ortamları vardı. Hülya ise çekirdek ailesi ile apartmanda yaşıyordu. Oturdukları çevrede akrabaları da yoktu. O yıl bayram tatiline çok az kalmıştı. Çocuklar kendi aralarında bayramda nerede olacaklarının konuşuyorlardı. Meryem gözlerinin içi parlayarak, “köydeki bayramlar çok keyifli geçiyor, köye gideriz” dedi.  Hülya ise, “Sıradan bayram işte, evde oluruz herhalde” diyordu. Sıradandı çünkü onlar için bayramda farklı bir şey yapılmazdı.   Meryem’in bayramı çok neşeli geçiyordu. Kuzenleri teyzeleri dayıları herkes köyde oluyordu. Arife gününden gidip hep beraber anneannesinin evini temizliyorlardı. Çok kalabalık oldukları için işleri de çabuk bitiyordu. Bir taraftan sarmalar sarılıyor bir t...

YENİDEN YEŞERTMENİN TAM ZAMANI

Resim
Çocukluğumun en güzel hatıraları, babaannemin dizinin dibinde toplandığımız o sıcacık anılarda saklı. İncir ağacının gölgesinde ona hayranlıkla kulak verirdik. Bazen tatlı tatlı gülümseyerek bir mani söyler, bazen de geçmişten bir hikâye anlatırdı. Ne söylese içimize işler, gözlerimizin içi gülerek dinler, hiç bitmesin isterdik. Babaannemin küçük, sedef işlemeli bir çakısı vardı. O çakı cepten çıktığında bilirdik ki bir meyve soyulup avucumuza bırakılacak ve ardından birkaç nasihat gelecekti. En çok incir zamanlarını severdim. Bahçedeki incir ağacının dallarına uzanır, elleriyle topladığı incirleri hepimize pay ederdi. “İncir meyvesi berekettir,” derdi, “Her lokmasını kıymetini bilerek ye.” Onun bu sözleri, yıllar sonra inciri neden bu kadar sevdiğimi anlamamı sağladı.  “Hayatta yerini bil, sorumluluk al, faydalı ol,” derdi. O zamanlar bunun ne kadar büyük bir öğreti olduğunu anlayamamıştım.  Aynı incir gibi… İncir, tarih boyunca bolluğun, bereketin simgesi olmuştu. Ama ona du...

MASUMLAR ŞEHRİNDE BİR GÜN

Resim
"Biz orada doğmadık...  Ama orada büyüdük...  Çünkü Müslüman zulm gördüğü yerde büyür ve çoğalır..."  Y.H HANGİ ŞAHİT OLUNAN DELİL KOYMAYA YETMEDİ?  ŞAHİTLİK DELİL KOYMAYI GEREKTİRMEZ MİYDİ?  & Deneyimsel Tasarım Öğretisi   insanın  mutlu, başarılı  olması ve   doyumlu ilişkiler  yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar.  & "Bu senin yaşamın… Bu senin yaşamın ama, beni de ilgilendiriyor! Evet, senin yaşamın beni de ilgilendiriyor. Çünkü; aynı zamanda, aynı seyirci karşısında, aynı sahneyi paylaşıyoruz." YAHYA HAMURCU & &   KİM KİMDİR İLİŞKİLERDE USTALIK BAŞARI PSİKOLOJİSİ

BİRLEŞMENİN GÜCÜ

Resim
Ve beklenen gün gelir... O günü güzel yapan tüm hazırlıklar tamamlanır... Tüm sabredişlerin ardından... Bir olmanın kıymeti bilinir... Birleşen olunca insan Kıymetlenir... Kıymetlendirir... Güçlenir... Güçlendirir... Çünkü birleşen birden üstündür... Bu bayram güzel ol... Güzelleştir... Hayırlı Bayramlar :) & Deneyimsel Tasarım Öğretisi   insanın  mutlu, başarılı  olması ve   doyumlu ilişkiler  yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar.  & Bu hayatta insanlar iyi insanlarla karşılaşırlar… Aslında bu çok önemli değildir… Mesele iyi insanlarla birlikte olabilmek, "iyi insanlarla iyi ilişki kurabilmektir"... YAHYA HAMURCU & &   KİM KİMDİR İLİŞKİLERDE USTALIK BAŞARI PSİKOLOJİSİ

DENEYİMSEL ÖĞRETİ

Resim
  İnsanın hikayesi yaratıldığı andan itibaren hiç değişmedi. Zaman içerisinde bazı şeyler yenilenip değişse de hayat yolculuğumuz hep aynı şekilde devam etti… Benzer istekler, problemler, sorunlar, şikayetler… Aslında bütün mücadele mutluluk ve başarı içindi... Kiminin uzun ömrü olur kiminin kısa ama bir şekilde mutlu ve başarılı olmak için yapar insan ne yaparsa… Peki neden çoğunluk kendini mutsuz ve başarısız hisseder o halde? Etrafındaki insanlarla, işiyle, gücüyle, sağlığıyla sorunlar yaşadığında insan kendine karşı dürüst ise ilk şu soruyu sorar “Bir yerlerde hata yapıyorum ama nerede?” Elbette hatasız insan olmaz ama hatalar sürekli tekrarlanıyorsa işte o konuda işe yarayan yöntemleri bilmiyoruz demektir. Günlük hayatın akışında, bir meslek başında ya da okullarda birçok doğru strateji öğrenebiliyor insan.  Mesela alet kullanmak, ölçüm yapmak, su, hava, ısı gibi tabiattaki verileri kullanmak ve bu alanlardaki yöntemler... Oysa hayatımızın en önemli kısmını oluşturan iliş...