Kayıtlar

başarılı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İNSAN

Resim
Adı insan... Unutan ve yanılan, Yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla yücelen, Yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla aşağı inen, Seçimleriyle iyiye ve kötüye varan, Toparlanınca en güzel görüntüden daha güzel, Bozulunca en çirkin görüntüden daha çirkin, Tüm yaratılanlara halife olan… Adı insan... İstekleri ve istemediklerinde aceleci ve telaşlı, Gücü eline aldığında zorbalaşan, İhtiyacı kalmadığında, ihtiyacını giderene nankörleşen, Zıttına davrandığında sınavını geçebilen… Aslında insan; Hayatında hep gerçeği arayan, Yürüdüğü yoldaki yolculuğunda bir amacı olan, Vardığında değil, varmaya çalışırkenki tepkileriyle asıl kazanan, Bulunduğu yerde ihtiyaç giderip, Yaratılana bağımlı olmayan, İşte o zaman mutlu ve başarılı olurdu bir insan... İnsan; Mutlu olmak isterken ve her şey bu kadar net iken,  Neydi insanı yolundan döndüren?    & Deneyimsel Tasarım Öğretisi   insanın  mutlu, başarılı  olması ve   doyumlu ilişkiler  yaşaması için tutarlı, faydalı, uygu...

VADİ KONAK NO:18 / Nereden Nereye? - Bölüm 2

Resim
Şebnem gençliğinde kendisine verilmiş olumlu özellikleriyle çevresinde sevilen, saygı gören bir doktordu. Son zamanlarda ne olduysa kendini tanıyamıyor, kontrolsüz tepkilerine bir sebep arayıp duruyordu. Hayatındaki bu değişim hızı, freni patlamış kamyondan farksız değildi.  İnsan kendisine verilen mücevherleri neden kaybeder?  Mücevher mi kıymetini kaybeder, yoksa insan mı? Sinan’la tanıştığında; güler yüzlü, esnek, şakacı olması Şebnem’e çok cazip gelmişti. Çünkü bu özellikler kendisinde yoktu. Sinan’la da bu yüzden tamamlanıyor gibi hissediyordu. Onunla olmak Şebnem’i heyecanlandırıyordu. Her gün farklı bir yönü ile karşılaşıp hayran oluyordu. Gün geçtikçe Sinan’a olan ilgisi de artmıştı. Bu ilginin devamını evlilikleri takip etmişti. Sonrasında çocuklarının olması da ilişkilerini güçlendirecek bir unsur olduğunu düşündü. Yaşadığı bu duyguyu Sinan’la bağdaştırıp onu kaybetmekten ödü kopar hale gelmişti. Bu korku onu daha da düşkün, Sinan’ı da bir o kadar umursamaz yapmıştı....

DENEYİMSEL ÖĞRETİ

Resim
  İnsanın hikayesi yaratıldığı andan itibaren hiç değişmedi. Zaman içerisinde bazı şeyler yenilenip değişse de hayat yolculuğumuz hep aynı şekilde devam etti… Benzer istekler, problemler, sorunlar, şikayetler… Aslında bütün mücadele mutluluk ve başarı içindi... Kiminin uzun ömrü olur kiminin kısa ama bir şekilde mutlu ve başarılı olmak için yapar insan ne yaparsa… Peki neden çoğunluk kendini mutsuz ve başarısız hisseder o halde? Etrafındaki insanlarla, işiyle, gücüyle, sağlığıyla sorunlar yaşandığında insan kendine karşı dürüst ise ilk şu soruyu sorar “Bir yerlerde hata yapıyorum ama nerede?” Elbette hatasız insan olmaz ama hatalar sürekli tekrarlanıyorsa işte o konuda işe yarayan yöntemleri bilmiyoruz demektir. Günlük hayatın akışında, bir meslek başında ya da okullarda birçok doğru strateji öğrenebiliyor insan.  Mesela alet kullanmak, ölçüm yapmak, su, hava, ısı gibi tabiattaki verileri kullanmak ve bu alanlardaki yöntemler... Oysa hayatımızın en önemli kısmını oluşturan ili...

YANLIŞ İLİKLENEN DÜĞME

Resim
Hayat…  İnsana verilen ve insanın da aslında en sevdiği… Kimi zaman yanlış iliklenen düğme gibi…   O sahne öyle bir sahne ki…  Her şey yolundayken ne kadar da yaşanılası, kelebekler misali,  “Yaşamak ne güzel şey” dediği… Hep böyle gitsin ister insan, hiç bozulmasın,  “Aman ağzımızın tadı kaçmasın”  “Dümenimiz kırılmasın…”  Halbuki ne kıymetli rol ve sahne verildi insana…  Peki insan o kıymetli sahnenin değerini nasıl anlar?   Hiç kazanılmamış bir mücadelenin tadını nerden bilebilir?  Elbette bilemez, bilmesi için sorular gönderilir.  Sorular sorun olmaya başlayınca yanlış iliklenir düğmeler…  Her soru problemdir aslında ve her problem de gizlenen bir şifadır. Ama düğmeler yanlış iliklenince görebilmek mümkün mü? Ya duyabilmek? Ya sezebilmek?  Her problem şifası ile gelir…  Tıpkı kıştan sonra yazın gelmesi gibi…  Tıpkı karanlık bir tünelden aydınlığa çıkmak gibi…  Ve hatta hastalıktan sonra tekrar ...

KİMİM BEN?

Resim
Kahverengi iri gözlü kız sessizce aşağı indi. Etrafa baktı, misafirler içeri girmişti. Gelenlerin ayakkabılarına şöyle bir göz attı. Dolgu topuklu, spor, ince topuklu ayakkabılar. Çeşit çeşit... Çok severdi ayakkabıları. En çok dikkatini çeken topuklu ayakkabılar olurdu. Bazen de merak edip denerdi onları oracıkta. O topuklu ayakkabının içinde büyümüş hissederdi kendini. Büyümek, değişmek demekti onun için. Ayakkabılar gibi insanlar da dikkatini çekerdi Funda’nın. Çünkü insanlar da ayakkabılar gibi farklı farklıydı. Annesi, babası, arkadaşları... En çok da kendisi farklıydı, ona göre. O, ne annesi gibi pratik, hareketli, renkli, şık giyimli ne de babası gibi konuşkan, sohbetli biriydi. Çok konuşmaz, konuştuğu zaman da kısa cümleleri tercih ederdi. Konuşmaya çok da gerek yok diye düşünürdü. Evdekiler “içine kapanık bizim kız” derdi. İçine kapanık cümlesi olumsuzluk hissettirirdi ona. Bir sorun varmış gibi. Onun hassas noktası kokulardı. Çoğu insanın fark etmediği kokuları hemen hissede...

BEN VE SEN... ŞİMDİ BİZ KİMİZ?

Resim
  Yaradılışın güzel varlıklarından biridir insan… Ne güzel yetilerle donatılmış ve yaratılmıştır. Hem güzel hem farklıdır… Üstelik onu diğer canlılardan ayıran seçim yapma yetisine de sahiptir. Kimi zaman neyi seçeceğini iyi bilir kimi zamansa kafası karışır. Ama sonunda bir seçim yapar. Peki burada en çok neye ihtiyacı vardır? Bir amaca … Öyleyse amacı nedir? Neyi neden yaptığı bu kadar önemli midir gerçekten? Mutlu ve başarılı olmak için çabalamaz mı yaşamı boyunca… Olabilir mi peki? Neden olmasın... Bunu daha önce yapmış birçok kişi tanıyorum… Onlar gibi sen de… Öğrenmek deyince merak mı ediyorsun? İşte tam da doğru yerdesin ... Kendini, aileni, çevrendekileri hatta insanı daha iyi tanımaya ne dersin? Kimin kim olduğunu öğrenmek ister misin? Neden sürekli benzer insanlarla takılıyorum, diğerleriyle anlaşamıyorum? Seçim lerimi yaparken neye göre düşünüyorum da hep aynı sonuçlarla karşılaşıyorum? Daha evlenmeden onun nasıl biri olduğunu nası...

ARABADA OLMAK MI YOKSA YUKARIDAN GÖREBİLEN OLMAK MI?

Arabada olmak mı? Yoksa yukarıdan görebilen olmak mı? Yolun ötesini görebilse insan daha konfor lu sürmez mi şu hayat yolculuğunu? Başarı Psikolojisi i le olaylara kuşbakışı bakmak ister misin?   & Deneyimsel Tasarım Öğretisi   insanın  mutlu, başarılı  olması ve   doyumlu ilişkiler  yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar.  & Bu senin yaşamın… Ama, beni de ilgilendiriyor!” Evet, senin yaşamın beni de ilgilendiriyor. Çünkü; aynı zamanda, aynı seyirci karşısında, aynı sahneyi paylaşıyoruz. YAHYA HAMURCU &   KİM KİMDİR    İLİŞKİLERDE USTALIK BAŞARI PSİKOLOJİSİ

BİLİRSİN

Resim
  Bilirsin, bilirsin Seni ne kadar çok sevdiğimi… Neden söylemezsin? Bir kerecik de sen sevdiğini... '74’ün yazında tanıştılar. ‘76’nın kışında evlendiler. Erkek Anadolu’nun ücra bir köyünde öğretmendi... Köy öğretmeni. Öğretmen okulu mezunuydu. Hayatta mutlu ve başarılı olmak için durmadan, yorulmadan çalışmak gerektiğini çok küçük yaşlarda keşfetmişti. Yetimdi. Yatılı okulda okumuştu. Yaşamak için, insanlarla iletişim ve ilişki kurmanın önemini okul müdüründen yediği dayaklarla, üst sınıf öğrencilerinden gördüğü zorbalıklarla deneyip, yanılarak öğrenmişti. Hayata karşı çok deneyimi olmuştu... Okumayı çok severdi. Çok iyi öğrenmişti deneyim ile tecrübe arasındaki farkı. Olumlu olumsuz bir sürü dersler çıkarmıştı yaşadıklarından. İmkansızlıklardı insanı marifetli kılan. Hayattan bunu deneyim lemişti. Kadın bankacıydı. Rahat büyümüştü. Evin en küçüğüydü. Pek bir sorumluluğu yoktu. Evin yükü, işleri anne ve ablasındaydı. Kışları kışlıkta, yazları yazlıkta... O döneme göre hali vakti...