TUHAF İNSANLAR
Uzun zamandır yürümeye çıkmadım. Bazen düşünüyorum, keşke her şeyi bırakıp gitsem. Ne güzel olurdu… İnsanların beklentilerinden, sorumluluklardan, bitmeyen isteklerden uzak bir yerlere. Ama olmuyor. Hayat, sürekli bir şeylerle meşgul ediyor insanı. Özellikle de ilişkilerle. Herkesin bir nazı, bir kırgınlığı, bir talebi var. Bazen fazla geliyor. “Yakınlar alışkanlık” diyoruz ama dışarıdakiler de o kadar farklı değil aslında. İş yerinde bir amca var mesela, Nuri amca. Ne yaparsan yap, hep bir eksik bulur. Mükemmel bir dosya hazırlarsın, o gelir ve “Şu kağıt biraz kıvrılmış” der. Bu tavrına başlarda çok şaşırmıştım. O kadar iyi şeyin içinden neden hep olumsuzu görür ki insan? Ama zamanla fark ettim ki, o detaycılığı bazen çok işe yarıyor. Projelerde olası hataları önceden fark ediyor, yüzlerce kişiyi organize edebiliyor. İşin garibi, kötü biri de değil aslında. Belki biraz fazla temkinli. Bir gün düşünürken fark ettim: Annem de böyle. Evde her şeyi toplasan bile, “Ocağın...