Kayıtlar

cesaret etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

KADININ GERÇEĞİ

Resim
 Ne demektir Hak? “Gerçek” demek, değildir midir?  Gerçek ise tutarlıdır,  Tüm zamanlarda, tüm mekanlarda, tüm insanlar için geçerlidir… Peki, kadının gerçekliği nedir? Doğan, doğuran, besleyen, büyüten, Durmadan koşan, yükleri yüklenen mi? Yoksa… Yoksa yavrularına ne yedireceğini mi düşünen, Neresi daha korunaklı diye bakınıp duran, Verdiği şehidine yine olsa yine veririm diyen mi? Dünya,  masum şehrin kadınlarının haklarında da üçe ayrıldı, Birileri onların haklarını ellerinden aldı, Birileri yaşadıkları haksızlığa duyarsız kaldı, Ve çok azı onların yanında oldu, hakkını savundu. O gerçeklik, dünyada herkes için aynı olmadı... Zulüm, yeni bir hak gibi yaşandı, O halde kanunlarda yazan kadın hakları uygulanamadı. Neydi onların Hakkı? Eşini ve çocuğunu kaybetmesi mi, Evini terk edip kilometrelerce yürümesi mi, Sesini duyurmaya çalışırken susturulması mı? Çadırında suların üzerinde uyuyan kız çocuklarının hakkı nereye saklandı? Yiyecek bulamıyoruz diye ağlayan, Gözünd...

SALİHLERDEN BİR SALİH EL-CAFERAVİ

Resim
Filistin’in tozlu sokaklarında doğdu Salih.  Tıpkı diğer Filistinli çocuklar gibi. Annesinin ninnisiyle değil, bomba sesleriyle büyüdü.  Oyun alanı bombalarla delinmiş duvarlardı. Büyümek zorundaydı. Kalem tutmayı erken öğrendi. Dünyaya seslenmek için silah değil, kelimeler lazımdı. Çünkü bir kelime bir silahtan daha güçlüydü. Her acıyla biraz daha büyüdü Salih.  Kelimeler yetmedi, bu kez kamerasını aldı omzuna. Her tuşa bastığında, bir kalp atışı daha kaydetti. Sonra, gözlerini hiç kapatmadı. Çünkü “görmek”, Gazze’de bir ibadetti. Gördüklerini dünyaya da göstermek istedi. Acıyı çekti… Yıkılan evleri, parçalanan bedenleri, Çadırın içinde yakılan çocukları, Bir yerden bir yere sürülen insanları, Çalınan hayalleri… Esareti çekti… Çocuğunu ilk kez gören babaları, Babalarını ilk kez gören çocukları, Duyduğu özlemi göğsüne bastıran anaları, eşleri… Güldürmeye çalıştığı bebeleri… Kendini de çekti… “Sessizliğiniz savaştan ağır.”dedi. Her gün yeniden doğuşu çekti… Bir çocuğun aya...

BANA KADERİMİN BİR OYUNUMU BU? - Bölüm 3

Resim
Aynı sebepler aynı sonuçları meydana getirmişti. Çok sevildiğinde o da çok sevecek ve ilişkileri hiç bozulmayacak zannetmişti Sıla. Çok mu şey bekliyordu hayattan? İnsanlar ne oluyordu da ilişkilerini bu hale getiriyordu? Başkalarının kendileri için neler yapıp yapmadığını düşünmekten, zamanla kendini göremez hale gelebiliyordu bazen insan. Dışarıya bakarken kendine de yabancılaşıyordu. Ve bu döngünün içinde sıkışmış bir halde yalnızlığı kendine hak görmeye başlıyordu. Kişi yaşadığı olaylarda sebeplerini değiştirmeden sonuçlarının da değişmesini bekliyordu ama işler öyle yürümüyordu… Hayatta insana; yaşadıklarına yön verebilme, değiştirebilme gücü verilmişti… Doğru yere bakmakla değişecekti hikayesi, doğru yere konsantre olmakla… Kendine sorduğu soruyu hatırladı Sıla… "Bana kaderimin bir oyunu mu bu?" Ve acı bir tebessümle "Kader diyemezsin. Sen kendin ettin, kendin buldun" diye ekleme yaptı içindeki sese.  Nihayetinde sorusuna doğru bir cevap verebilmişti. Kabulle ...

ŞAHİT OLDUK EY FİLİSTİN HALKI

Resim
Bu hayatta temiz insanlara yakışan bir takım iyi kavramlar var… İnsanoğlunun gerçek anlamlarını unuttuğu… Unutmakla kalmayıp yanlış yerlerde har vurup harman savurduğu...  Mesela cesaret … Mesela mutluluk … Mesela merhamet …  Mesela teslimiyet nedir… İnsanoğlu bu kavramları seninle hatırladı Filistin halkı…  Seninle şahit oldu bir kavram insan da nasıl vücut bulur…  Seninle şahit oldu, baktıklarını görenler, duyduklarını işitenler, dokunduklarını hissedenler ve gerçekten yüz çevirmeyenler... Elindeki son yemeğini sokakta aç kalmış kediye yediren bir çocuk görünce şahit oldu gerçek merhamet ne…  Günlerce aç kalmasına rağmen son yemeğini ikram eden çocuğu görünce şahit oldu açken açı doyurmak nedir… Yokluğun içinde eğlenebilen, keyif alabilen sizi görünce şahit oldu insan mutluluğun yasası nedir… Şükrün delilini nasıl sunar RABB’ine… Ağlarken gözlerinizin parlamasından belli RABB’inizin “Her zorlukla beraber kolaylık vardır” sözünden emin olduğunuz… Elinde taşla ...

SANA İHTİYACIMIZ VAR BATI

Resim
Sanki üzerine bir toprak atılmış gibi Kalkamıyoruz Yapamıyoruz Sen ise yıllarca gerçekten bulman gerekeni daha yeni keşfettin Bir çocuk gibi enerji dolusun Öğrenmek istiyorsun Yıllarca susuz kalmışsın, Kana kana su içmek istiyorsun Bizim bu açlığa ihtiyacımız var batı Yüzünde dövmen üzerinde örtüsü İçin için okurken sen gerçeği Cesaret veriyorsun bize Örnek oluyorsun bize Bir insanın yüreği ne kadar geniş olabilir diye Senin gönlünü biz açamadık batı Ama dünya üzerindeki en güzel topluluk açtı onu   Gerçekliğe sahip olanın gücünü gördün Metanetini gördün Bunu ben yapamıyorsam ve yapan varsa bir Çözümü var dedin Biz çözüm olamadık sana batı O yüzden sana ihtiyacımız var...   & Deneyimsel Tasarım Öğretisi   insanın  mutlu, başarılı  olması ve   doyumlu ilişkiler  yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar.  & "Sıra dışı bedelleri olmayanın neden sıra dışı bir hayatı olsun ki..." YAHYA HAMURCU & & ...