HANGİ BİRİNDEN BAŞLASAM
Güneş, perde aralığından odanın içine usulca sızdı. Bahar gözlerini açtığında, ışığın yüzüne bıraktığı sıcaklığı hissetti. Ne var ki, bu huzurlu sabahın ardında, gece yarısına kadar süren düşünceler vardı. Yatmadan önce defterine uzun uzun planlar yazmıştı. Düzenli sabah yürüyüşleri yapacak, İngilizce derslerine aksatmadan gidecek, piyano tuşlarına parmaklarını daha çok alıştıracak, akşamları da zumba ile enerjisini tazeleyecek. İçten içe kendine söz vermişti: ‘‘Her şey bu hafta başlayacak.’’
Ama saati fark ettiğinde geç kalmıştı. Hızla yataktan fırladı, kahvaltıyı düşünmeye bile vakti olmadı. ‘Eyvah! Yürüyüşe zor yetişirim… Daha sonra İngilizce kursum var. Nasıl sığdıracağım bunların hepsini?’ diye söylenerek telaşla hazırlanıp evden çıktı.
Sokağa adım attığında hava hâlâ serindi. Yürüyüş yapmak güzel olabilirdi ama bedeninde bir ağırlık vardı. Gece geç yattığının etkisi göz kapaklarında hissediliyordu. Yürüdükçe zihni de yürüyordu: ‘Acaba İngilizce dersine yetişebilecek miyim? Kahvaltı etmedim, enerjim kalacak mı? Akşam zumba dersine gitmeye gücüm olur mu?’
Günün geri kalanı da benzer bir telaşla aktı. İngilizce dersine vardığında hâlâ nefes nefeseydi. Defterini açtı, öğretmenin söylediklerini dinlemeye çalıştı ama zihni bir türlü toparlanmadı. Akşam olduğunda ise planladığı zumba dersini çoktan kendi içinde iptal etmişti. Yorgunluğu, enerjisini ve isteğini çoktan elinden almıştı.
Oysa her şeyi planlamıştı ama günün sonunda çoğu yarım kaldı. ‘Bunu yapan insanlar var, ben neden yapamıyorum ki? Gün herkes için 24 saat değil mi? Onlar yetiştiriyor da ben neden yetiştiremiyorum? Sorun bende mi?’ diye düşündü.
Sonra içinden bir ses yükseldi: ‘’Yok, bu böyle olmayacak. En iyisi bu işi gerçekten bilen birine danışmak’’ Bu konuda kime danışabilirim diye düşünmeye başlarken aklına çok sevdiği ve işini çok beğendiği teyzesi Semra geldi. Ve onunla görüşmeye diye yola koyuldu. Teyzesinin yanına geldiğinde teyzesi yüzüne baktığı gibi Bahar’ın bir karın ağrısı olduğunu fark etti.
Teyzesi;
- Eeee nasıl gidiyor hayat, neler yapıyorsun Bahar’cım?
+ Ayyy sorma teyze tamda bunun için geldim bende senin yanına, geçmiyor, akmıyor işler. Akşam yatarken kafamda planlıyorum 10 kalemlik liste; yarın şunu şunu yapacağım diye ama ertesi sabah bırak o işleri yetiştirmeyi uyanmakta bile güçlük çekiyorum. Sonra işin içinden çıkamayınca sana gelmek istedim. Belki bana vereceğin bir tavsiye olur diye..
- Bahar’cım sence insan neden akşamdan aldığı kararlarda o kadar net ve yeterince motive iken daha sabahtan yapacağı işleri yapamaz hale gelir?
+ Iııııı boyumuzdan büyük bir işe kalkıştığımız için mi? Yani o sürece henüz hazır olmayabilir miyim acaba?
- Cevabın kısmen doğru ama tamamen değil.
+ Nasıl teyzecim?
- İnsan bir karar verdiğinde hep büyük başlamak ister. Hemencecik olsun ister. Çoğu insan sonuç kısmında çok acelecidir. Daha düne kadar gece birde uyuyup ertesi güne saat on ikide başlayan kişi akşamında bir karar alıyor ve artık sabahları güneşle beraber uyanacağım diye karar alıyor. Oysa anatomim daha önce bu saatte uyanmaktan bir haber iken ve gece geç yatıp sabah geç kalmayı ustalaştırmış şu an bunu yapabilmeyi vücudumdan istemek biraz kendime haksızlık gibi.
+ O zaman biz yıllarca uyuyan tayfa olarak uyumaya devam mi edelim diyorsun teyzecim.. :)
- Ahhh deli kız, onu demiyorum. Genelde biz insanlar hayatımızı toparlamaya karar verdiğimizde sihirli bir değnek hayatımıza değmişçesine düzelsin isteriz.
''Sabahları çok geç kalıyorum artık erken uyanmak istiyorum o zaman artık güneşle beraber uyanacağım.''
''Çok kiloluyum ve bu benim sağlığıma zarar veriyor hemencecik zayıflayacağım.''
''Çok dağınık biriyim artık bundan sonra çok düzenli olacağım.''
''Hiç yürüyüş yapmazken ben artık her gün iki saat yürüyeceğim.''
- Evet Bahar’cım şimdi diyeceksin ki o zaman nasıl yapalım? Nereden ne kadar başlayalım?
- İnsan bir sürece başlarken aynı çivinin ucunun duvara girmesi gibi küçük bir hamle ile girmeli. Yani nasıl yavaş yavaş oraları bozdu ise yavaş yavaşta toparlamalı. Ve bunu yaparken küçüğe kibretmeden, azı küçümsemeden girmeli. İnsan bir kereden sabah erkenden kalkan bir insan olamaz. Evet bunu ilk yaptığında belki bir hafta başarılı olur ama süreklilik sağlayamaz. Ama her gün bir önceki günden 3 dakika erken uyanarak iki ayda önceki dönemlerine göre 3 saat daha erken uyanan bir insan haline dönüşebilir.
İnsanlar genelde büyük hamlelerin onları büyük yerlere taşıdığı yanılgısına düşer. Oysaki küçük ama sürekliliği olan davranışlar büyük ama sürekli olmayan davranışlardan daha etkilidir…
Bahar kendi zihninde kendi sürecine dalmış nerede hata yaptığını düşünürken kafasındaki çoğu sorusuna cevap bulmuştu..
&
Deneyimsel Tasarım Öğretisi insanın mutlu, başarılı olması ve doyumlu ilişkiler yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar.
&
&
&

Kaleminize sağlık 🌸
YanıtlaSilGünlük hayatta uygulayabileceğimiz bir sürü güzel strateji paylaşmışsınız 😍
Az'ın bereketi ne dair çok güzel bir yazı, kaleminize sağlık ;))
YanıtlaSilKaleminize sağlık…🥳
YanıtlaSilİnsan her gün bir önceki gününden daha iyi olmak ister. Ama çoğu zaman burada başarısız kalır. Bunların sebeplerinden biri de çok büyük girmesi. Ben yaparsam en iyisini yaparım veya zaten büyük olmazsa bu iş olmaz yanılgısına düşer.
Bu yazıyı okuyunca insan kendi zamanında karar verdiği ama başarasız olduğu yerlere gidiyor aklı..😊
Küçük adımlar büyük yollara gebedir… nasıl da şifa gibi geldi yazı 🤗
YanıtlaSilGerçekten o kadar doğru ki...Ne güzel bir konuyu ele almışsınız kaleminize sağlık🤗
YanıtlaSilSürekli bir yerlere yetişme telaşı neden? İnsan neden aynı anda bir çok şey yapmaya çalışır?
YanıtlaSilEvettt neden bir yerde olmak yerine aynı anda birçok yerde olmaya çalışma çabamız var ki.. oysaki insan aynı anda sadece bir yerde olabilirdi.. 🫠
SilBaşını basite olmadan disipline olduğumuz azı azı azımsamadığımızda başarının sırrını yakalamış olacağız…
YanıtlaSil