BU SEFER GEÇ KALMAYACAĞIM


 

Nefes nefese merdivenleri inip arabasını çalıştırıp yola çıkmıştı Mustafa.Yine geç kalmıştı.

Neden sürekli geç kalıyorumu düşünürken uzun uzun trafiğe baktı.

“Neden?” diye geçirdi içinden.

Erken yatamıyor, erken kalkamıyor, evden erken çıkamıyor, işe zamanında varamıyordu. Bütün bunların sebebi neydi?



“Bunu çözmem lazım” düşünceleri arasında boğuluyordu, çözmesi gerekiyordu.

 Ama nasıl?

İşe genelde vaktinde gelen arkadaşı Samet’i hatırladı.

Samet evden ne zaman çıkıyor ki işe  zamanında varıyor.

Fark neydi?

Mustafa, iş yerine varınca arkadaşı Samet’e;

-Öğlen molasında beraber yemek yiyelim mi ? Sana sormak istediğim şeyler var .

-Olur tabi

Mustafa, arkadaşı Samet'e;

-Sen ne yapıyorsun da işe zamanında geliyorsun ?

-Abi bak benim bir düzenim var onun dışına kolay kolay çıkmam.  Akşamdan duşumu alır, giyeceklerimi  hazırlar, götüreceğim  yemeğe kadar akşamdan hazırlarımerkenden yatağa girerim.

Sabah kalkar giyinir, akşamdan hazırladığım kahve makinesini çalıştırırım. Ben hazırlanana  kadar o demlenir .

Mustafa bi taraftan dinliyor bi taraftan da düşünüyordu.Kendisi  kahve içmeye kalksaydı muhtemelen işten çoktan atılmış olurdu.

Ama bir şeyi fark etti.

Samet sabahı gece başlatıyordu.

Mustafa ise her şeyi sabaha bırakıyor, o karmaşada ne ütü yetişiyor ne duş ne kahvaltı…

Sonuç yine geç kalış.

Mustafa nihayet farkı fark etmişti.

Yine son ana mı bırakacaktı her şeyi, yoksa ilk kez gerçekten zamanında mı başlayacaktı güne?



Mustafa o gün bir karar aldı.

Sorun zamanı yetiştiremeyişi değil, kendini zamana hazırlayamamasıydı.

Hayat sadece sabahlarla başlamıyordu.

Gece, sabahın bir parçasıydı.

İlk adımı neydi ;

Hazırlık.

İkinci adım zamanla gelecekti.

Geç kalmamak, sadece vaktinde çıkmak değildi.

Hayata vaktinde başlamak demekti.

Sabah uyandı, akşamdan hazırladığı kıyafetlerini giydi. Hazırladığı yemekleri yemek çantasına koydu.

Kahvesini termosa koydu ve hedeflediği saatte evden çıktı.

Tam işyerine varmıştı ki…Yemek çantasını unuttuğunu fark etti.

Ama olsun.

Yine de geç kalmamıştı.

Kendince bir zaferdi bu.

O gün Samet’e şöyle dedi:

“Biliyor musun, geç kalmadım… ama açım.”

 &

Deneyimsel Tasarım Öğretisi insanın mutlu, başarılı olması ve doyumlu ilişkiler yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar. 

&

"İnsanoğlu, yeryüzünde var olduğundan beri,

En büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi.

Aynadaki kişi...

Tek başına neler yapabileceğini keşfet!"

YAHYA HAMURCU

&




Yorumlar

  1. Geç kalanın halinden geç kalan anlar :)
    Bir yerden sonra çok tatsız bir durum…
    Geceden başlatmak gündüzü çok güzel bir strateji kaleminize sağlık 🌸

    YanıtlaSil
  2. Hareketi erken başlatmak işleri nasılda kolaylaştırıyor, denemeyen bilmez :)

    YanıtlaSil
  3. "Geç kalmamak, sadece vaktinde çıkmak değildi.
    Hayata vaktinde başlamak demekti."
    Kritik nokta bu sanıyorum. Ne güzel kaleme dökmüşsünüz, teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
  4. Herseye son dk yetişmek çok zor ce stresli bir psikoloji, keşke hazırlığın ne kadar kıymetli olduğunu idrak edebilsek…

    YanıtlaSil
  5. Gerçekten çok tanıdık bir öykü. İnsan şahit olunca yazıda geçen öykünün kahramanının bu durumdan ne kadar bunaldigini iliklerine kadar hissedebiliyor. Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
  6. Kendimi buldum biraz bu yazıda, kaleminize sağlık

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

SAKINDIRMA MARİFETİ

KİM KİMDİR?

BİRİ OLMALI İNSANIN HAYATINDA