BENDEKİ SEN


“Sahip olduğumuzu sandığımız şeylerin ne kadarına sahibiz?”

Bu soru nedense birkaç gündür zihnini meşgul ediyordu. Son dönemde yaşadığı olaylar da bu soruyu düşünmesine sebep olmuştu. Kendince araştırmalar da yapmıştı ama mantığına oturmayan bir şeyler vardı. Duyduklarıyla bir türlü ikna olmuyordu Zeynep. Bir şeyleri kendine eksik hissediyordu. 

Düşünmekten canı sıkılmış, anahtarlarını alıp ofisten çıkmıştı. Nereye gitmesi gerektiğini o da bilmiyordu. Arabasına bindi, camlarını hafif açarak dışarıdaki o tatlı rüzgarın içeriye girmesini istedi. Bir yandan da radyoyu açtı. Belki, kafasındaki düşünceler dağılırdı farklı bir şeyler duyduğunda. Frekanslar arasında dolanırken bir konuşma dikkatini çekti. Sesi biraz yükseltip dinlemeye başladı. Konuşan tatlı sesli bir hanımefendiydi. 



-Üzerimizdeki her nimetin içinde ailemizin, yaşadığımız topluluğun ve diğer toplumların hakkı da saklanmış olabilir mi? Etrafımızdan başlayarak dalga dalga yayılacak şekilde. O konuda eksiği olan herkesin çok minik alacağı olabilir mi birbirinden?

Bencillik, ben merkezli yaşam çok yaygınlaştı diyoruz son zamanlarda. İşte bu şekilde düşünmeye başladığımızda istesek de çok bencil olamayız belki.

Spiker; 

-Ne gibi mesela Nilgün Hanım. Bu konuyu biraz daha detaylandırmak ister misiniz?

-Tabi ki Begüm Hanım, mesela şöyle diyebiliriz;

Sağlıklıysam sağlıkla imtihanı olan birilerinin ufak bir payı vardır üzerimde. O zaman, o konuda bir çabam olmalı ki dengeye gelebileyim. Ağır süreçleri olan hastalıkların çaresini araştıramaz herkes. Ya da kalacak yeri olmayan hasta yakınlarına evimizi açamayız belki ama en azından bir hastanın derdini düşünüp bilincimizi ona verebiliriz. Hasta görünen birine gülümseyip iyi dileklerimizi iletebiliriz. Bu onlar için de yüksek motivasyon oluşturur. Bu şekilde belki sağlığımızın hakkını vermiş oluruz bir miktar.

İşe yetişmeye çalışırken metro merdivenlerini çift çift çıkarız çoğu zaman. Mesela o esnada yanımızda titrek bacaklarıyla zor yürüyen yaşlı bir teyze varsa yavaşlayabilmek biraz. Neden? Ben önünden hızla geçip gittiğimde kötü hissetmesin kendini diye. Kim bilir? Belki de gençliğimin hakkını vermeye biraz daha yaklaşabilirim böylece.

Yabancı dilimiz iyiyken, etrafımızdaki insanlar bu konuda çok çabalıyor ve zorlanıyorsa destek olabiliriz. Fırsat buldukça pratik yapıp süreçlerini kolaylaştırabiliriz. Ya da iyi bildiğimiz şeyler varsa -ki herkesin illa ki vardır- onunla ilgili gönüllü bir çaba ortaya koyabiliriz. Böylece ilmimizin hakkını verme konusunda ilerleyebiliriz.

 


Güzel giyinmeyi, dekorasyonu seviyoruz diyelim, imkanımız da var. Gardrobunuzdaki sevdiğimiz şeylerden yakınlarımıza hediye verebiliriz ara ara. Kardeşimize iyi kombin tüyoları verebiliriz. Evini döşeyecek arkadaşımıza renk önerilerinde bulunabilir, bir ihtiyacını giderebiliriz. Eşya israfının önüne geçmek için geri dönüşüm projeleri yapabiliriz. Böylelikle estetik ve görsel becerimizin hakkını vermede ispatımız olur.

Gücümüz, kuvvetimiz yerinde diyelim, durakta, otobüste tanımadığım yorgun birinin poşetlerini taşımayı teklif edebiliriz. Eğer oturuyorsak kalkıp yerimizi ona verebiliriz. Belki bir yardım derneğinin ihtiyaç sahipleri için gıda kolisi paketledikleri projelere dahil olabiliriz. Kaslarımızın ve kemiklerimizin hakkını ne güzel vermiş oluruz.

Sesimiz mi güzel, haftada bir rehberden birini seçip hal hatır sorabiliriz. Küçük yeğenimize, babaannemize şarkı mırıldanabilir, öğrendiğimiz doğru bilgileri aktarabiliriz. Bu sayede sesimizin hakkını verirken motivasyon da vermiş oluruz.

Dokunuşumuz mu güzel, annemizin, eşimizin, çocuğumuzun, arkadaşımızın yorgun omuzlarına masaj yapabiliriz. Bir yetimin başını okşayabiliriz. Ofiste boynunu bükmüş çiçekleri, camii avlusunda eşinin cenazesi önünde ağlayan bir teyzenin sırtını sıvazlayabiliriz…

 


Bu nimetlerin biri ya da birkaçı hepimizde belli zamanlarda olmuştur. Başkalarının hakkı benim olan her şeye dağıtılmış. Bunu kabul eden ve hak edene hak ettiğini vermeye çalışan kişi için, güzel bir koku gibi tüm hayatına siner bu paylar. Etmeyen için ise beyhude bir sahiplenme çabasına dönüşür, soğuk bir sis gibi, emanet bir ceketin ağırlığı gibi…

Arabasının camına vuran çocuğun sesi ile irkildi Zeynep. Radyonun sesini kıstı ve çocuğa baktı. Kaybettiği bir şeyi bulmuş gibi sevindi çocuğu gördüğünde. Duyduklarına artık ikna olmuştu. Benim payım o çocuğun payında gizliydi. Arabasından indi ve çocuğun elinden tutarak karnını doyurmaya gitti. 

O gün hem Zeynep hem de o çocuk için yeni bir doğuş olmuştu. Her şey çok daha berraklaşmıştı zihninde. 

Zeynep aradığını bulmuştu da peki ya bizler? 

Nereden başlayacağım? Kararını verebilecek miyiz?


&

Deneyimsel Tasarım Öğretisi insanın mutlu, başarılı olması ve doyumlu ilişkiler yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar. 

&

"İnsanoğlu, yeryüzünde var olduğundan beri,
En büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi.
Aynadaki kişi...
Tek başına neler yapabileceğini keşfet!"

YAHYA HAMURCU

&


&

 KİM KİMDİR

İLİŞKİLERDE USTALIK

BAŞARI PSİKOLOJİSİ


Yorumlar

  1. Değerler.... Ne güzel anlatılmış.. kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel bir bakış olmuş... Sahip olduklarımı düşündürmekle kalmayıp, onu nasıl bereketlendireceğimin de yolunu gösterdi... Allah razı olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elindekinin kıymetini henüz kaybetmeden bildiğinin ispatı hem de...

      Sil
    2. Aynen öyle. Hem verilene Şükrü’n ispatı hem de daha çok şükredeceğin şeylerin aracısı

      Sil
  3. İhtiyaç giderenin ihtiyacı giderilir.

    YanıtlaSil
  4. Kim bilir kimlerin bendeki nimetlerde payı var
    Kendimin sanıp israf ediyorum
    En basitinden zaman...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman konusu basit de değil aslında. Kendine vakit ayırmak abartılıyor olabilir mi biraz?

      Sil
    2. Aslında başkaları için bir şeyler yaptığımda da kendime vakit ayırmış olmuyor muyum? "İhtiyaç" gidermek beni geliştiren bir şey, bundan daha iyi vakit olur mu? Tabii kıvamı kaçırıp herkesin "isteği"ni karşılamaya geçmeden.... Bedenimin, ruhumun ve zihnimin ihtiyaçlarını unutmadan...
      Zaten ben birilerinin hayatını iyileştirmeye çalıştıkça benimki de iyileşecek...

      Sil
    3. İşte doğru sınırlar içerisinde verirken almak...

      Sil
  5. İylik bulaşıcı bunlar başkasına yapılan ama kendi içinde bir iyilik ne güzel ifade etmişsiniz :)

    YanıtlaSil
  6. Bu şekilde düşünmek insana daha adaletli bakabilmeyi sağlar. Her konu da her imkandan yanımdaki insanlarında o imkandan faydalanmak için hakkı var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O nimetin her an elinden gidebileceğinin farkındalığı ve verenin Kim olduğunun farkında olup şükürlü olabilmek...

      Sil
    2. Çok güzel bir ölçü bu.. Yani elimde bir imkan, marifet var, kullanımıma sunulmuş ve onu istediğim yere kanalize etme hakkı da verilmiş ama eğer onu verenden dikkatim çekilirse ve kendimden kaynaklı bir güç zannedersem zehirlenme yapıyor...zamanla bu imkan kısırlaşıyor, kendim dahil kimseye fayda vermez hale geliyor...

      Sil
  7. Kaleminize sağlık su gibi akan bir yazı olmuşş😍

    YanıtlaSil
  8. İnsanın şifası yine karşısındaydi...

    YanıtlaSil
  9. İnsan ne zaman ihtiyaç karşılasa, imkanlarını paylaşabilse kendisi için başka bir rota çiziliyor

    YanıtlaSil
  10. Kaleminize sağlık çok akıcı bir yazı olmuş🤍🌱

    YanıtlaSil
  11. En çok ihtiyacımızı, başkalarının ihtiyacını giderirken karşılamış oluyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman dünya herkes için güzelleşiyor...

      Sil
  12. Çok güzel bir yazı

    YanıtlaSil
  13. Ne kadar ince düşünceler ❤️

    YanıtlaSil
  14. Çok güzel yazı
    Ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  15. Başkasının derdi ile uğraşırken kendi derdim çözülüyor...

    YanıtlaSil
  16. Zihin belirsizlikten hoşlanmıyor. Doğruya ulaştığında artık sadece hareketi durdurmadan uygulamak kalıyor geriye

    YanıtlaSil
  17. Harika bir yazı 🥰
    Ellerinize sağlık ❤️

    YanıtlaSil
  18. “Perde kalktığında yardım ettiğimiz kişi aslında kendimizmişiz göreceğiz”

    YanıtlaSil
  19. "Sendeki Ben" çok güzel bir yazı, birilerindeki beni bulmak için enerji verdi. Elinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  20. Kararını verdikten sonra uygulayabilmek asıl mesele, hamlede atik olabiliriz inşallah

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

KİM KİMDİR?

SAKINDIRMA MARİFETİ

BİRLEŞEN