BENDEKİ SEN

“Sahip olduğumuzu sandığımız şeylerin ne kadarına sahibiz?” Bu soru nedense birkaç gündür zihnini meşgul ediyordu. Son dönemde yaşadığı olaylar da bu soruyu düşünmesine sebep olmuştu. Kendince araştırmalar da yapmıştı ama mantığına oturmayan bir şeyler vardı. Duyduklarıyla bir türlü ikna olmuyordu Zeynep. Bir şeyleri kendine eksik hissediyordu. Düşünmekten canı sıkılmış, anahtarlarını alıp ofisten çıkmıştı. Nereye gitmesi gerektiğini o da bilmiyordu. Arabasına bindi, camlarını hafif açarak dışarıdaki o tatlı rüzgarın içeriye girmesini istedi. Bir yandan da radyoyu açtı. Belki, kafasındaki düşünceler dağılırdı farklı bir şeyler duyduğunda. Frekanslar arasında dolanırken bir konuşma dikkatini çekti. Sesi biraz yükseltip dinlemeye başladı. Konuşan tatlı sesli bir hanımefendiydi. -Üzerimizdeki her nimetin içinde ailemizin, yaşadığımız topluluğun ve diğer toplumların hakkı da saklanmış olabilir mi? Etrafımızdan başlayarak dalga dalga yayılacak şekilde. O konuda eksiği olan herkes...