DOĞRU MEVSİM

Baharı aratmayan bir Ocak sabahıydı. Masmavi gökyüzü şaşırtıyordu insanı. Kar yağışını heyecanla bekleyen çocuklar sabahın ilk ışıklarıyla pencereye koşuyordu. Neden bürünmüyordu beyaza sokaklar. Kar yerini çoktan güneşe bırakmıştı. Hal böyle olunca mikroplar kol geziyordu. Dört yana yayılmış hastalıkların önü alınmıyor, hastaneler dolup taşıyordu. Dengeler tersine dönünce bu her alanı etkiliyordu. Her evde bir hasta olunca şikayetler artıyor kimsenin konuşmaya enerjisi kalmıyor, işler aksıyor, verim düşüyordu. Peki dengesi bozulan sadece mevsimler miydi? Herkesin dilinde “mevsimler değişti ne kış kış gibi ne yaz yaz gibi" diye serzenişler... Peki insan, insan kendi yaşantısındaki dengeden haberdar mıydı? “Eskiler bir başka” derler. Neden? Çocuk çocukluğuna, büyük büyüklüğüne vakıftı. Neredeyse her çocuk oflamadan ekmek almaya giderdi. Ondan su istediğinde ise yüzünde tebessümle o bir bardak suyu getirirdi. Sofrada her akşam toplanılır, o bayramlarda eller söylenmeden ...