Kayıtlar

aşırılık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

DOĞRU MEVSİM

Resim
Baharı aratmayan bir Ocak sabahıydı. Masmavi gökyüzü şaşırtıyordu insanı. Kar yağışını heyecanla bekleyen çocuklar sabahın ilk ışıklarıyla pencereye koşuyordu. Neden bürünmüyordu beyaza sokaklar. Kar yerini çoktan güneşe bırakmıştı. Hal böyle olunca mikroplar kol geziyordu. Dört yana yayılmış hastalıkların önü alınmıyor, hastaneler dolup taşıyordu. Dengeler tersine dönünce bu her alanı etkiliyordu.  Her evde bir hasta olunca şikayetler artıyor kimsenin konuşmaya enerjisi kalmıyor, işler aksıyor, verim düşüyordu.  Peki dengesi bozulan sadece mevsimler miydi? Herkesin dilinde “mevsimler değişti ne kış kış gibi ne yaz yaz gibi" diye serzenişler... Peki insan, insan kendi yaşantısındaki dengeden haberdar mıydı?  “Eskiler bir başka” derler. Neden? Çocuk çocukluğuna, büyük büyüklüğüne vakıftı. Neredeyse her çocuk oflamadan ekmek almaya giderdi. Ondan su istediğinde ise yüzünde tebessümle o bir bardak suyu getirirdi. Sofrada her akşam toplanılır, o bayramlarda eller söylenmeden ...

NE KADAR AYDINLIK?

Resim
Boğazının yanması ile uyandı Berkant. İçten içe acıtan bir yanmaydı bu. Gece geç saatte işi bitmiş, yorulduğu için de dükkanda uyumaya karar vermişti. Gözünü zar zor açarak telefonundan saate baktı. Öğlen olmak üzereydi. Mürekkep kokusu midesini bulandırmıştı. Dışarıya çıkma ihtiyacı hissetti.  Başında bir ağırlık vardı, açık hava iyi gelir diye düşünerek iki sokak ilerideki çocuk parkına gidip oturdu. Biraz gecikse bir şey olmazdı. Çalıştığı dövme dükkanına öğleden sonra gelmeye başlardı zaten müşterilerin çoğu... Yanındaki bankta oturan amcanın sepetinde yeşil köy elmaları vardı. Küçük ve eciş bücüş olmuşlardı. Belli ki ötedeki otogardan gelmişti. Memleket elmalarına benziyordu bu elmalar. Soluklanmak için oturmuş, tahterevallideki çocukları izliyordu amca. Bir elma çıkarıp Berkant'a uzattı. Ne zamandır elma yemediğini düşündü, cevabı bulamadı ve ikramı geri çevirmedi. Şimdi ikisi de bir aşağı bir yukarı hareket eden platforma bakıyor, gıcır gıcır çıkan eski vida somunu sesini ni...

DEDEM VE BEN - İŞİN İÇİNDEN NASIL ÇIKARIM?

Resim
  Dedeciğim, Son mektubundan sonra problemlerimi çözmek konusunda bana çok güç verdin. Senin sayende doğruyla yanlışı daha kolay ayırt edebilir hale geliyorum. Hayatta birilerinden deneyim alabilmek çok kıymetliymiş dedeciğim, bu süreçte en çok bunu anladım. Fakat gel gelelim benim bu sıralar yaşadığım başka bir problemim daha var… Bazı problemlerimi çözsem de bu konuda işin içinden çıkamadım. Bunu çözse çözse benim aslan dedem çözer dedim. Dedeciğim, yakın arkadaşım Tarık’ı tanıyorsun. Bize geldiğinde sizi tanıştırmıştım. Tarık ile çok güzel giden bir arkadaşlığımız vardı ama nasıl olduğunu anlayamadım bir şekilde aramız açıldı. Ben arkadaşlığımızı toplamaya çalıştıkça Tarık benden daha da uzaklaştı.  Ona çok değer veriyordum ve hala da çok değer veriyorum. Onun için neler yapabilirim, nasıl eskisi gibi olabiliriz diye düşünüyorum. Aslında onun için o kadar şey yaptım ki yaptıklarımın karşılığı bu muydu diye düşünmeden de edemiyorum dedeciğim. Tarık aile içerisinde maddi ve m...