ATIKLAR ÇÖP DEĞİLDİR GENÇLER
Leyla her anlamda çalışkan bir öğretmendi. Arkadaşları ve çevresindeki kişiler, onun bu başarıyı nasıl elde ettiğini de merak ediyorlardı. Sürekli bir hareket halindeydi. Bazıları eleştiriyor, bazıları da ondan deneyim almaya çalışıyordu. Okulda birçok konuda görev almaktan kaçınmazdı. Pano hazırlamayı çok severdi. Kullandığı eşyaları çok dikkatli seçer ve israftan sakınırdı.
Arkadaşları;
“Ne gerek var bu kadar detaya? Okul zaten masrafları karşılıyor. Sen neden bu kadar kendini yoruyorsun?” derken, Leyla öğretmen ise, “Atıkları değerlendirmek hoşuma gidiyor. Bunlar hazır olanlardan daha kıymetli. Hem de tasarruflu” derdi.
Gün bittiğinde kendi kendine sorardı, “Bugünüm nasıl geçti? Öğrencilerime faydalı olabildim mi?” Bu soruları cevapladığında zihni hemen diğer şeylerle meşgul olurdu. "Yarın ne yaptırabilirim acaba?" diye düşünürdü. Çünkü yaptırdığı çalışmalar atıklarla ilgiliydi. İlk derslerinde çocuklarla şöyle diyaloglar olurdu;
- Çocuklar, yapacağınız bütün projelerde atıkları kullanacağız.
- Öğretmenim biz okuldayız, çöplükte değiliz ki.
Bir gün derste Leyla Öğretmen “Gençler, atıklar çöp değildir” dedi.
- Sizden bir şey isteyeceğim. Herkes evinde atıklarını ayrı ayrı poşetlere toplasın. Bakalım bir evin içerisinden ne kadar atık çıkıyor? Bunun için de bir haftanız var.
- Çarşıda pazarda en iyileri varken atık, atık... Ne yapacağız bunca atığı hocam?
- Senenin sonunda sergi yapacağız yavrucuğum.
Her girilen sınıfta atıkların ayrıştırılması gerektiği anlatıldı. Toplandığında ortalıkta çöp denilen bir şeyin olmayacağından bahsediliyordu. İnsanların ekmekler bayatladı diye çöpe attığı şu günlerde, Leyla öğretmen, herkesin israf konusunu fark etmeleri için uğraş içerisindeydi.
Teknolojik gelişmeler aktarılırken çocuklar yeri geldiğinde başka ülkelere hayranlık duyuyordu. Yapabilse aslında kendi ülkelerine de hayran kalacaklardı. Peki nasıl olacaktı?
Çocuklar projelerine başlamışlardı. Evde olan biteni sınıfta öğretmen ve öğrenci arkadaşlarına aktarıyorlardı. Bu proje de bazı velileri kızdırmıştı anlaşılan.
“Öğretmenim annem çok kızdı.”
“Öğretmenim annem benim biriktirmeme izin vermiyor.”
“Öğretmenim tuvalet kağıdı ruloları ve yumurta kutuları çok mikroplu diye atık biriktirmedik.” gibi geri dönüşlerle karşılaşmışlardı.
Bu durumun tam aksine torbasını doldurup getirenler de olmuştu. Evde ne varsa ayrı ayrı geri dönüşüm kutusuna biriktirmişlerdi. Çocuklar, atık malzemeleri kullanarak projelerini tamamlıyorlardı. Hediye paketleri için kaplık yapıyor, bunların üzerine desenler çiziyorlardı. Evlerinden örtü kumaşlar getirmişlerdi. Bir koridor sergisi yapacaklardı. Merak ile birlikte garip bir heyecan sarmıştı içlerini. Çok az da vakitleri kalmıştı. Tüm okul heyecanla o günü bekliyordu.
Neler çıkacaktı bu atıklardan?
Sahi güzel şeyler olur muydu hiç atılan eşyalardan?
Kötü oldukları için atığa ayrılmamışlar mıydı zaten?
Nihayetinde sergi günü gelip çatmıştı. Sergiyi açtıklarında öğrenciler ve öğretmenler hayranlıklarını gizleyemediler.
Çocuklar hep bir ağızdan “Atıklar çöp değildir” sloganıyla koridoru inletiyorlar. Ufak ufak adımlarla ilerliyorlardı. Atıkların yönetilebilir olduğunun farkına varmışlardı. Sınıfta herkes geri dönüşüm atıklarını ayrı bir çöp poşetine doldurup okulun atık deposuna götürüyorlardı. Oldukça keyif almaya başlamışlardı. Fikirleriyle yarışıyorlardı artık.
Sadece bu mu? Öğrencilerden güzel fikirler de gelmeye başlamıştı.
Ayla;
- Öğretmenim ben annemle beraber konserve yaparken projemize devam ediyorum. Sizinle paylaşmak istemedim. Arkadaşlarım bana güler diye anlatamadım.
Leyla öğretmen;
- Şimdi rahatça anlatabilirsin o zaman. Annenle neler yapıyordunuz konserve yaparken?
- Öğretmenim ben domatesin kabuklarının, kapya biber atıklarının hepsini birleştirip sos hazırlıyorum, kavanozlara koyuyorum. Salata hazırlarken soyduğum domates kabuklarını salatanın üzerine estetik olsun diye süs olarak bırakıyorum.
Arkadaşlarından Alp hemen devreye girdi;
- Ayla o zaman sizin evde çöp yok, çok şanslısınız. Çöpü götür diyen olmaz. Öğretmenim gerçekten söylediğiniz slogan çok iyi. Mesele atıkları değerlendirmek. Bir şeyin kullanılması gereken yerini kullanmayı herkes başarabiliyor. Önemli olan o kısmı kullandıktan sonra kalan kısımla ne yapacağımız.
Leyla öğretmen yavaş yavaş hedefine ulaşıyordu. Atık yönetimi ile ilgili birtakım şeyleri öğrenmelerini istiyordu. Atıkların çöp olmadığını onlara yaşayarak öğretmişti. Çok da güzel olmuştu. Dersleri keyifli geçiyordu, artık derse gelirken sadece yapıştırıcı alıyorlardı. Dersten ayrılırken öğrenciler hep bir ağızdan; “Atıklar çöp değildir.“ diyerek öğretmenlerini uğurlamışlardı.
Bu çalışma sadece bir proje değildi. Basite disipline olarak güzel işler çıkarabilmekti. Öğrenciler farkına varmadan aslında basite disipline olmuşlardı. Arkadaşları konuşurken gülüp dalga geçenler de olmuştu. Aynı zamanda içlerinden bu deneyimlerden faydalananlar da vardı.
“Eve gittiğimde bu akşam yemeğinde domatesin kabuğundan süs yapacağım.”, “Kabuklarını rondodan çekip ortaya meze yapacağım.” diyenler artmıştı.
Leyla öğretmen geriye dönüp baktığında hedefine ulaştığını görmüştü. İstemsizce gözleri buğulandı. İçinden “Atık değerlendirmeniz bol olsun çocuklarım.” diyerek hem buğulu gözleri hem de tebessümlü yüzüyle el sallayarak sınıftan ayrılmıştı.
&
Deneyimsel Tasarım Öğretisi insanın mutlu, başarılı olması ve doyumlu ilişkiler yaşaması için tutarlı, faydalı, uygulanabilir ve anlaşılır bilgiler sunar.
&
Doğada hiç bir canlı çöp çıkarmaz. Her bir şeyin beğeneni ve kullanım yeri vardır. Atıklar çöp değildir😃
YanıtlaSil👏 👏 👏
YanıtlaSilBol bol değerlendirmeli dönüşümler her yerde ve her zaman 🌺😊🤗
YanıtlaSilNasıl guzel
YanıtlaSilÇevreye bakınca hayvanlarda da birbiri ile bağlantılı atık yönetimleri var. :)
YanıtlaSilBöyle tatlı öğretmenliğe böyle tatlı öğrenciler.. azlar dikkatimizi çeker umarım
YanıtlaSilAtıkları kıymetlendirmek ne güzel bir marifet. Ama önemli olan atık çıkarmadan eldeki ürünü değerlendirmek
YanıtlaSilİnsan insanı yetiştirirken de hayatındaki atıklardan kurtulmayı öğrenmeli
YanıtlaSilgünümüzde çok ihtiyaç olan bir konu yazınız da çok yerinde ellerinize sağlık
YanıtlaSilKaynaklar sınırlıyken onları çöp diye atmak ne kadar üzücü.
YanıtlaSilÇocuk yaşta bu bilinci kazandırmak ilerideki ne çok israfı önler, hep elindekini kıymetlendirmeye çalışan insan toplamda ömrünü de kıymetlendirir...
YanıtlaSilüretimde çeşitliliğin insana verdiği huzur...
YanıtlaSilKaleminize saglık🤍🌸
YanıtlaSilAtıkları yöneten israftan kurtulur.
YanıtlaSilBasite disipline olmak ne güzel strateji.
YanıtlaSilGeri dönüşüme bilinç vermeye ne güzel bir örnek olmuş, elinize sağlık
YanıtlaSilAtığı yönetmek de ayrı bir marifet çok ufaktan bu marifetleri edindirme çocuklarımıza önemli görevler sıralamasında üst sıralarda olmalı.önce uygulayan sonra uygulanan ılmalı🌹
YanıtlaSilAtık yönetimi...Düşününce aslında hiç bir şeyin ziyan olmayan bir kullanım alanı olabiliyor..Biz atmayı tercih ediyoruz en kolayı o :)))
YanıtlaSilAtık yönetimini yapabilenlerden oluruz inşaALLAH
Heyecan verdi bu yazı bana, atıkları nasıl değerlendirebilirim diye gezinmeye başladı gözüm evin köşelerinde, ağzınıza sağlık
YanıtlaSilKaleminize sağlık,
YanıtlaSilatıklar çöp değildir sloganıyla hem zihnimizdeki tanım tekrardan güncelleniyor Hemde bugüne kadar yaptığımız israflar gözümde canlandı...✨
İnsan bedel ödemeye razı olamadığı için atık yönetimi yapamıyor ama yapsa sonuç ne de güzel oluyormuş :)
YanıtlaSilBu konuda gerçekten iyi bir eğitime ihtiyacımız var. Çöp olmayan şeyler bile çöp yapmışız...
YanıtlaSilBasite disipline olmak ne kadar kilit bir yöntem
YanıtlaSilEğitim sistemine böyle şeyler entegre edilse ne güzel olurdu
YanıtlaSilGünümüz problemlerine ne gzuel değinilmiş
YanıtlaSilBen de bu yazıdan sonra atık karton kutu parçalarından sehpa yaptım
YanıtlaSilİnşaALLAH kullanılır olmuştur tabi 😃
Minimum atık maksimum bereket
YanıtlaSil